DECCAL'İN FİTNESİNDEN KORUNMAK

eccal'in insanları din ahlakından uzaklaştırmak için gösterdiği çaba Allah'ın izniyle samimi olarak iman edenler üzerinde etkili olmayacaktır. Karşısına çıkan her olayı Kuran ahlakı ile değerlendiren, Peygamberimiz (sav)'in sünnetini kendisine rehber edinmiş bir Müslüman, Allah'ın bir nimeti olarak iyiyi kötüden ayırt edecek güçlü bir vicdana ve akla sahip olur. Kuran ayetleri doğrultusunda düşüneceği için, bir olayın neden olabileceği yarar veya zararları, zamanında fark edip gereken tedbirleri en güzel şekilde alabilir. Bu nedenle Deccal çıktığında da salih müminler, Allah'ın izniyle onu hemen tanıyacak ve gerekli tedbirleri alacaklardır.

Allah'a gönülden teslim olmuş, hayatının her anında yalnızca Allah'ın rızasını arayan, Allah'tan saygı dolu bir korkuyla korkup sakınan, Allah'ın Kuran'da emrettiği ahlakı eksiksiz yaşayan müminler Deccal'i ve yalanlarını kolaylıkla teşhis edebileceklerdir.

Bediüzzaman Said Nursi ise, sözlerinde "Deccal'i ahir zaman kişilerinin tanıyacağını" belirterek, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin Deccal'i tanıyıp teşhis edeceklerini açıklamıştır. Hz. Mehdi, Deccal'in fikir sistemine ve fitnesine karşı insanları hak yola çağıracak ancak buna rağmen, kitabın önceki bölümlerinde de açıklandığı gibi, Hz. Mehdi'ye inananlar yine de sayıca çok az olacaktır. İnsanların büyük kısmı Deccal'in yalanlarının etkisi altında kaldıkları için, Deccal'in fitnesine karşı uyarıldıkları halde gerçeği göremeyeceklerdir. (En doğrusunu Allah bilir).

Deccal'in telkinlerine aldanmayan salih müminlerin sayıca az olması ise Kuran ayetleriyle de son derece mutabıktır. Kuran'da insanların çoğunun iman etmeyecekleri, çoğunun elçilere itaat etmeyecekleri bildirilmiştir. Bu ayetlerden bazıları şu şekildedir:

Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir. (Yusuf Suresi, 103)

... Bunlar Kitab'ın ayetleridir. Ve sana Rabbinden indirilen haktır. Ancak insanların çoğu iman etmezler. (Rad Suresi, 1)

Andolsun bunu, onların arasında öğüt alıp-düşünsünler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlük edip ayak direttiler. (Furkan Suresi, 50)

Deccal'in gerçek yüzünü gören müminler için ise Allah'ın izniyle onun fitnesinden sakınmak son derece kolay olacaktır. Sevgili Peygamberimiz (sav) hadislerinde, müminlere Deccal'in fitnelerinden ve oyunlarından nasıl korunmaları gerektiğini şöyle haber vermiştir:

Hz. Peygamber (sav), Deccal'in çıkışından önceki kıtlıktan ve zorluklardan bahsediyordu. Bu arada ashab:

"Ya Resulullah! O gün hangi şey daha hayırlıdır?" diye sordular.

"Ehlini sulayan güçlü bir genç. O gün yiyecek bir şey yoktur," buyurdular. Ashab-ı Kiram:

"O halde o gün müminlerin yiyeceği nedir?" diye sordular. Cevaben Hz. Peygamber (sav):

"Tesbih, tekbir, tehlildir," buyurdular.137

(Tesbih: En güzel sıfatlarıyla Allah'ın ismini anmak.

Tekbir: Allah'ın en yüce ve büyük olduğunu anmak.

Tehlil: Allah'ın bir ve tek olduğunu, O'ndan başka İlah olmadığını anmak.)

Elbette Peygamberimiz (sav)'in bu hatırlatması müminler için çok önemli bir rehberdir. Nitekim, Kuran'da da -Peygamberimiz (sav) döneminde müşrikler ve inkarcılarla mücadele ettikleri bir sırada- iman edenlere kurtuluş bulmaları için "Allah'ı çokça zikretmeleri" bildirilmiştir:

Ey iman edenler, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklılık gösterin ve Allah'ı çokça zikredin. Ki kurtuluş (felah) bulasınız. (Enfal Suresi, 45)

Hadislerde Deccal'in fitnesinin etkisiz hale getirilmesinin bir yolu daha bildirilmiştir: Allah'ın varlığını ve birliğini tüm delilleri ile en güzel şekilde anlatarak tüm insanları imana davet etmek ve dinsizlikle fikri alanda en etkili şekilde mücadele etmek. Ki bu samimi olarak iman eden herkesin üstlenmesi gereken büyük bir sorumluluktur. Ahir zamanda bu sorumluluk Hz. Mehdi'nin önderliğinde gerçekleşecek, Hz. Mehdi insanları samimi imana davet için büyük çaba harcayacak, gerçek din ahlakını tüm insanlara tebliğ edecektir. Büyük İslam alimi İmam Rabbani de, bu konuya şu sözlerle dikkat çekmiştir:

Mütekelliminden ve ilm-i kelam ulemasından (kelam alimlerinden) birisi gelecek, bütün hakaik-i imaniye ve İslamiyeyi (iman ve İslam hakikatlerini) delail-i akliye (akli deliller) ile kemal-i vuzuh (en açık şekilde) ile ispat edecek.138

İmam Rabbani, Deccal'e karşı iman hakikatlerini tebliğ etmek suretiyle fikri mücadele içinde olan mübarek bir kişinin ortaya çıkacağından bahsetmektedir. Bu mübarek şahıs, hiçbir şüphe ve itiraza yer bırakmayacak şekilde kesin deliller ile, en etkileyici şekilde Allah'ın varlığını ve birliğini insanlara tebliğ edecek, insanları ahiret gününe karşı uyaracaktır. Tüm kutsal değerleri inkar eden ve insanları da inkara ve din ahlakından uzaklaşmaya yönlendiren Deccal'e karşı yürütülecek en etkili fikri mücadele de hiç şüphesiz bu olacaktır. Müslümanlar Hz. Mehdi'nin önderliğinde, Deccal'e manevi kuvvetle karşı koyacak, insanları hak dini yaşamaya davet ederek Deccaliyet'in etkisini yok etmek için fikri mücadele yürüteceklerdir.

Bu büyük fikri mücadele içinde Müslümanların birlik ruhu içinde olmaları da son derece önemlidir. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde, "... Fitnenin girmediği hiçbir ev ve dokunmadığı hiçbir Müslüman kalmaz. Bu durum soyumdan bir adam (Hz. Mehdi) çıkıncaya kadar devam eder..." 139 sözleriyle ahir zamanın müminler için zorlu günler olduğuna dikkat çekmiştir. Bir başka hadiste ise bu çetin koşullardan müminlerin ne şekilde sakınabileceği şöyle haber verilmiştir:

O günlerde araları bozuk olan müminler Deccal'in hedefi olmaktan kurtulamazlar.140

Deccal'in fitnesinden korunmak isteyen müminlerin, birlik ve beraberlik içinde olmaları, tüm Müslümanların kardeş olduğu bilinciyle hareket etmeleri gerektiği Peygamber Efendimiz (sav)'in sözünden de açıkça anlaşılmaktadır. Rabbimiz, Kuran'da, iman edenlerin birbirlerine destek olup dayanışmalarını, aksi takdirde yeryüzünde bozulma ve kargaşa olacağını bildirmiştir

İnkar edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)

Bu ahlak gösterildiğinde, Deccal'in karşısında sayıca az olsalar dahi ihlasla gönülden çaba gösteren salih müminler Rabbimiz'den Kuran ahlakını tüm dünyaya hakim kılmasını umut edebilirler. Allah, Kuran'da "nice az topluluğun, sayıca daha fazla ve daha çok imkana sahip topluluklara karşı üstün geldiklerini" haber vermiştir. Hiç şüphesiz bu, samimi olarak iman edenler için hem çok büyük bir müjde hem de çok önemli bir şevk ve heyecan kaynağıdır. Rabbimiz şöyle buyurmuştur

... Muhakkak Allah'a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: "Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir, Allah sabredenlerle beraberdir." (Bakara Suresi, 249)

137 Büyük Fitne Mesih-i Deccal, Saim Güngör, s. 56-57
138 Nursi, Şualar, s. 152; Mehdi ve Deccal, Şaban Döğen, s. 105
139 Nuaym b. Hammad, vr, 75b; Şaban Döğen, Mehdi ve Deccal, Gençlik Yayınları, 2. Baskı
140 Hakim, Müstedrek, 4:529-530; Şaban Döğen, Mehdi ve Deccal, Gençlik Yayınları, 2. Baskı